Bir varmış, bir yokmuş,
18 haziran 2009 Perşembe gecesinin ilk saatlerinde, öbür dünyanın izlerini aramayı kendilerine görev edinmiş 4 kişilik bir performans ekibiyle, üzerinde kargaların ve papağanların uçtuğu, böcekler ve kedilerin hüküm sürdüğü bir acayip bahçede, hiç bir şeyi önceden kestiremediğimiz, ne istersek onu olduğumuz bir sonsuz olasılıklar diyarında, bir başka sonsuz olasılıklar diyarının kapılarını aralayan ve yansıtan bir ayna vasıtasıyla yapılmış tek planlık bir performans klibidir.
Performansa eşlik eden sanatçılar, korhan futacı, selim saraçoğlu ve barlas tan özemek’e en içten teşekkürlerimi sunarım.
.. ..
Kendimi tanıyamıyorum.
Yine de nereye istersem oraya gidiyorum.
Neyi düşünsem , onu bilirim onu olurum.
Gözlerinden once kulakları vardı.
Sanki bir gülüşü değil bir uçuruşu biliyordu;
Her yer bana yakın!
İç içe geçirilmiş olduğumuz bu yerde, sen bana her yerden yakın.
Bir vardı. bir yoktu. bir hiçlikti. sonsuzdu.
Bir ana gülümsedi. Keşke hiç bitmeseydi.. derken.
Başka bir günde, başka bir alemde buluşuruz, gözümüzü hiç
kırpmadan.
Benimle bir hayattan korkuyor olamazsın?
Ben bazen korkuyor olsam da,
Sana şu kadar basit bişey söyleyebilirim,
Sonu su çölün
ve dalgalar kırılıyor,
gülmekten!

kuantumcu musun sen?
Giger'in kadini isiktan geçerken Kahlo'nun ruhu alnina yansiyor. Mrs. Lovett'in kibirli gözlerinden ürken sabirsiz baykus tepende havalanip Homogenic semalarda sarkina eslik ediyor...
enfes!
:))
Su an Bandirma'dayim, F klavyeli ve höparlörsüz bilgisayara ragmen hattayim, memleket dönüsü yeni klibin(iz)i kesinlikle dinleyecegim.
Yadigar sise'nin de selami var...